Basın Açıklamaları

AKP diktatörlüğü ölümler üzerinden ayakta duruyor!

Ülkemiz son 10 yıldır AKP iktidarı ile birlikte gerici bir dönüşümle karşı karşıya.

Ülkemizin AKP’nin gerici, piyasacı ve işbirlikçi politikalarının bir sonucu olarak yaşadığı dönüşüm, ülkemizi karanlığa boğmuş, hukuksuz, adaletsiz ve baskıcı bir yönetim ortaya çıkarmıştır.

AKP, emperyalizmin onayı ve desteği ile gerici-liberal odakların ittifakıyla iktidar olmuştur. “İleri demokrasi” ve “yeni Türkiye” yalanıyla gerici, baskıcı ve hukuksuz bir yönetim böylece işbaşına getirilmiştir.

7 Haziran’da yapılan genel seçimlerin bile ortada bırakıldığı bir tabloda Meclis’in hiçbir hükmü kalmamıştır. 

Ülkemizin AKP iktidarı ile birlikte yaşadığı dönüşüm ve bu dönüşümün sonucu olarak ortaya çıkan İkinci Cumhuriyet rejimi ölümler, katliamlar ve hukuksuzluklar üzerinde duruyor. 

Bu rejim, Soma’da, Ermenek’te toprak altında kalan madencilerin ölümü üzerine kurulmaktadır.

Bu rejim, memleketi inşaat şantiyesine dönüştüren bir rant cumhuriyeti olarak her gün şantiyelerde yaşamını yitiren işçilerin ölümü ve yoksulluğuyla ayakta kalmaktadır.

Bu rejim, Gezi direnişinde karanlığa ve baskıya karşı aydınlık bir ülke ve özgürlük için sokağa çıkanların polis tarafından öldürülmesiyle sürebilmektedir. Berkinlerin, Ali İsmaillerin, Abdocanların, Mehmetlerin katliamı üzerinde durmaktadır.

Bu rejim, Roboski ve Suruç katliamlarının sorumluluğuyla yönetilmektedir.

Bu rejim, Suriye’de dinci terör örgütlerine tırlarla silah taşıyarak varlığını korumakta, Suriye’deki dinci terör ve iç savaştan kaçan göçmenlerin Ege sularında boğulmasıyla, kıyıya vuran Aylan bebeğin cesediyle yaşamaktadır.

Ve bugün bu rejim, her gün ölüm haberlerinin geldiği çatışma ve savaşla beslenmektedir. Kürt sorununda bugün gelinen nokta, AKP’nin iktidar yapılmasıyla ülkemize giydirilmek istenen yeni rejimin ölümler üzerine kurulan siyasetinin çözümsüzlüğünden başka bir şey değildir. 

Dün Dağlıca’da ve bugün Iğdır’da ölen asker ve polisler, Cizre’de yaşamını yitiren çocuklar, son 1 aydır yüzlerce Türk ve Kürt gencin ölümü, ülkemize dayatılan bu ölüm rejiminin son fotoğrafı olarak karşımızda duruyor.

Bu çatışma ortamı son bulmalıdır.

Silahlar hemen susmalıdır.

Her türlü milliyetçi, şoven, gerici, çatışmacı ve savaş yanlısı politika halkımız ve ülkemiz açısından bir felaket olacaktır.

 

Emperyalizmin bölgemize müdahalesi ve Irak ve Suriye’nin içinde bulunduğu iç savaş göz önüne alındığında, emperyalizmin ekmeğine yağ sürecek bütün politikalardan uzak durulmalı, emperyalizm ile işbirliği derhal kesilmeli, bir bölge barışının emperyalizme karşı verilecek ortak bir mücadele ile mümkün olacağı bilinmelidir.  

Türkiye Komünist Hareketi, Amerikancı AKP iktidarının ve bu rejimin yaşanan ölümlerin ve çatışmanın nedeni olduğunu ilan ederken, emperyalist ABD’nin bölge politikalarının Kürt, Türk, Arap emekçilerine büyük zarar vereceğinin altını bir kere daha kalın bir şekilde çizmektedir.

Bu düzen değişmedikçe ülkemizde Kürt sorununun gerçek çözümü mümkün olmayacaktır. Bütün yurttaşlarımızı yeni bir cumhuriyet için örgütlü mücadeleye çağırıyoruz. Bu mücadele laik, bağımsız ve emekten yana bir cumhuriyet ve sosyalist Türkiye mücadelesidir.

Dün Dağlıca’da ve bugün Iğdır’da yaşamını yitiren asker ve polislerin ailelerine, Cizre’de yaşamını yitiren çocukların ailelerine ve bugüne kadar çatışma ve savaş nedeniyle ölen asker ve Kürt gençlerin acısını yaşayan bütün yurttaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.

Çatışma ortamının Türk ve Kürt emekçilerinin kardeşliğine vurulan bir darbe olduğunu bir kez daha ifade ediyor, Kürt mahallelerine ve HDP binalarına yönelik şoven ve milliyetçi saldırıları kınıyoruz.

Ülkemiz, kendisine bu acıları yaşatanlara mahkûm değildir!

TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ

 

To Top