Basın Açıklamaları

Ayasofya, ne ülkemizi ne de emekçileri kurtaracaktır! AKP’yi hiç kurtaramayacaktır!

Ayasofya’nın müzeden camiye dönüştürülmesinin ülkemizin egemenlik haklarını kullanmasıyla uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Ayasofya’nın kullanımına dair dışarıdan eleştirileri gündeme getirerek sanki ülkemizin bağımsızlığının ihlali olarak göstermeye çalışması, Ayasofya gündeminin nasıl ters yüz edildiğinin de başka bir göstergesi olmuştur!

Gerçekler bambaşkadır!

Ayasofya’nın müzeden camiye dönüştürülmesi kararı, öncelikle AKP’nin toplumsal desteğini gittikçe kaybettiği bir dönemde atılmış bir adımdır. AKP, toplumda desteği azaldıkça, popülist ve İslamcı-milliyetçi hamaset siyasetine daha fazla sarılmaktadır. Bu kararla kaybettiği toplumsal desteği kazanacağını düşünmektedir!

Fakat Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi AKP’yi kurtaramayacaktır! Erdoğan ve AKP ile destekçisi MHP, son kozlarını da oynamışlardır.

İşsizlik rakamının 15 milyonu aştığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı, ülkenin ihtiyat akçesinin bile kullanıldığı, işsizlik sigorta fonundaki paraların tüketildiği, deprem vergilerinin başka şeylere harcandığı, nüfusun çok büyük bir bölümünün yoksulluk sınırında yaşadığı ve ülkenin derin bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldığı bir tabloda, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi AKP’nin gerçekleri saklama girişimidir!

Tam bir yıl önce “siz önce Sultanahmet Camii’ni doldurun” diyerek Ayasofya’nın cami olma talebini sert ve alaycı sözlerle reddeden Erdoğan’ın bugün böyle bir karar almasının eğer dış politikayla bir ilgisi yoksa, atılan adım doğrudan kaybettiği bir sürecin son hamlesi ve elindeki son İslamcı kozun da oynanmasıdır!

Ülkenin gerçek sorunları ortadayken ve dış politikada böylesi bir kararın ülkemizin elini güçlendirmesi mümkün değilken, tam tersine ABD ve Rusya arasında dans eden bir dış politikanın bu adımla birlikte daha da sıkışacağı açıkken, bu adımın atılması AKP’nin iç siyasette sıkıştığının ve çaresizliğinin başka bir kanıtıdır.

Bu karar bir hesaplaşmadır.

1923 yılında kurulan Cumhuriyet’le hesaplaşmanın son adımı da atılmıştır!

Siyasal İslamcıların yıllardır “Taksim’e cami yapılsın” ve “Ayasofya cami olsun” hamaseti ile 1923 Cumhuriyeti’ni ve laikliği  “din düşmanı” olarak gösterme söylemleri artık bitmiştir! 1950 yılından itibaren bütün sağ hükümetlerin ve özelde İslamcı siyasetin kendisini var ettiği “karşıtlık” siyaseti Ayasofya ile sona ermiştir! Bundan böyle siyasal İslamcıların “mazlumiyet” ve “vesayet” demagojisi yapması mümkün değildir!

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi, ülkemizde emekçilerin yaşadığı sorunları, AKP eliyle kurulan yağma ve rant düzenini değiştirmeyecektir. Atılan adım, tam tersine, her yerinden dökülen bu rejimin üzerine bir örtü daha atma girişimidir!

Ayasofya, ne ülkemizi ne de emekçileri kurtaracaktır!

Sizi  ise hiç kurtaramayacaktır!

To Top