Basın Açıklamaları

Barış emperyalizmle değil, ona karşı mücadele ederek gelecektir!

Hitler faşizminin 1939 yılında Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlattığı tarihin yıldönümü olan 1 Eylül’de bölgemiz halkları yıllardır süren emperyalist müdahalenin acılarıyla baş etmeye çalışıyor.

Beş yıldan bu yana Suriye, Irak, Libya ve daha nice ülkede taşeronları ve yobaz çeteleriyle halklara savaşı dayatan emperyalist ülkelerin emekçileri de bu savaşın sonucu olan saldırılarla katlediliyor.

Yugoslavya halklarını savaşla parçalayanlar, Afganistan’da, Çeçenistan’da, Irak’ta, Suriye’de de aynı cihatçı çeteleri sahaya sürüyor.

Emperyalizmin Ortadoğu’daki savaş stratejisinin en iştahlı işbirlikçisi olan AKP iktidarı ise başından beri ortağı olan gerici Gülen örgütünün darbe girişimini “tanrının lütfu” olarak fırsata çeviriyor. Ülke içerisinde düzen cephesinin tüm aktörlerini peşine takan siyasi iktidar, sözde ABD karşıtlığıyla halkları birbirine düşmanlaştırırken Türkiye’yi emperyalizmin bölge politikalarının içerisine daha fazla sürüklüyor.

Ülkemizin emekçi çocukları bir yandan yobaz çeteler eşliğinde başka halkların egemenliğini ihlal ederek cepheye sürülürken, diğer yandan kanlı pazarlıkların sonucu olarak patlayan bombalarla katlediliyor.

Bu da yetmezmiş gibi “ağzı burnu, eli ayağı yerinde, üniforması, otomatiği üzerinde, yani öldürmeye, öldürülmeye hazır” kıtalar Somali ve Katar’da emperyalizmin planlarını hayata geçirmek üzere  ve yeni askeri üsler için ihraç ediliyor.

AKP iktidarının yeniden yapılandırdığı TSK’yı yan güçleri haline getirdiği cihatçı katil çete ÖSO ile birlikte Kuzey Suriye’ye sokarken Gaziantep, Kilis ve birçok ilde çoktan yuvalanmış olan IŞİD ve benzeri yobaz katil sürülerinin varlığını görmezden gelerek, onları desteklemeyi sürdürüyor.

Yobaz çeteler eşliğinde Silahlı Kuvvetleri Cerablus’a sokan iktidar, emperyalizmin taşeronu olarak cihatçı çeteleri besleyip büyüterek, Suriye’deki savaşın müsebbibi olması yetmezmiş gibi bu kez de Suriye’nin egemenlik haklarını doğrudan ihlal ediyor.

Suriye’ye yönelik bu fiili müdahale için bir yandan emperyalizmin “IŞİD” bahanesini fırsat olarak değerlendiren AKP, diğer yandan da“Kürt koridoru tehlikesi” söylemiyle bu gayri meşru savaşa “meşruiyet” kazandırmaya çalışıyor.

Öte yandan, ülkemizin birçok ilini adeta üssü haline getirmiş bu katil çetenin varlığına ve faaliyetlerine göz yumulması, riyakârlığın boyutlarını gözler önüne seriyor.

Daha düne kadar Cumhuriyet’e karşı örgütlediği karşı devrim sürecinin ortağı olan Gülen cemaatinin darbe girişimini fırsata çeviren AKP iktidarı bu süreci emperyalizmin planlarıyla eş güdümlü bir biçimde işgal ve savaş hamlesiyle de tahkim etmeye uğraşıyor.

Emperyalizmin ve onun gerici işbirlikçilerinin Yemen’de, Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Ukrayna’da, Afganistan’da, Somali’de ve daha nice ülkede sürdürdüğü kanlı müdahaleler ancak ve ancak halkların örgütlü gücüyle durdurulabilir.

Halkımızı,

Cerablus’a yönelik operasyonların derhal durdurulması,

Suriye’ye yönelik bütün askeri planların iptal edilmesi,

Ülkemizi savaşa sokan, savaşın parçası haline getiren bütün girişimlerin derhal durdurulması,

IŞİD, ÖSO ve benzeri gerici, cihatçı çetelerin ülkemiz topraklarından çıkarılması,

Türkiye’nin emperyalizmin suç örgütü NATO’dan derhal çıkması,

Ülkemizdeki bütün NATO üslerinin kapatılması için,

AKP iktidarına ve emperyalizme karşı mücadeleye çağırıyoruz!

Sovyet halklarının faşizme karşı tüm dünyaya armağan ettiği ve 1 Eylül tarihinin “Dünya Barış Günü” olmasına vesile olan zafer unutulmamalıdır.

Tıpkı Suriye halkının beş yılı aşkın süredir emperyalizme, onun taşeronlarına ve cihatçı katil sürülerine karşı yürüttüğü onurlu mücadele gibi ortak hafızamızda yer etmelidir.

Barış emperyalizmle değil, ancak ve ancak ona karşı mücadele ederek gelecektir.

Tüm halkımızı 3 Eylül Cumartesi günü saat 15.00’da İstinye’ye ABD Konsolosluğu önüne emperyalizmden, işbirlikçi AKP’den hesap sormaya çağırıyoruz…

 

Türkiye Komünist Hareketi

Merkez Komite

 

1 Eylül 2016

To Top