Genel

TKH HAFTALIK BASIN TOPLANTISI 03 MART 2021

Değerli yurttaşlar, 

Pandemi üzerinden neredeyse 1 yıl geçti. Bu süre zarfından pandemi ile mücadelede başarılı olunamadığı gibi bu süreç bizzat emekçilerin kazanılmış haklarına yönelik saldırıya dönüştü. 

1 yıl geçmesine rağmen pandemi kontrol altına alınamadı. Şimdi pandemi haritaları yapılıyor. Fakat ülkemizde karşı karşıya kalacağımız yeni bir dalganın geleceği bizzat bilim insanları tarafından gündeme getiriliyor. 

AKP, bir kez daha pandemi ile mücadele etmiyor, sermayenin çıkarlarına göre adımlar atıyor. AKP, pandemi ile mücadele etmiyor, siyasal olarak adımlar atıyor. 

Bakınız, AKP’nin pandemi kurallarını hiçe sayarak gerçekleştirdiği kongrelere. Tıklım tıklım kongrelerle övünen AKP’nin bugün pandemi ile mücadele etmesinin hiçbir inandırıcılığı bulunmuyor. 

Geçen yaz, sırf turizm patronları için kuralları gevşeten akp idi. Yine aynı şekilde vaka sayılarını gizleyenlerde kendileriydi. Bugün gelinen noktada AKP’nin pandemi karşısında başarısız olduğu bütün çıplaklığıyla görülmüştür. 

Değerli yurttaşlar, 

Maske dağıtımını bile beceremediklerini unutmuş değiliz. Yine benzer bir tablo aşı konusunda da karşımıza çıkıyor. Aşının etkili olmasının yolu yaygınlığı ve belli bir sayıya ulaşmasıyla ilgili. Ancak ülkemizde bugün aşı konusunda sağlık bakanlığı bünyesinde tartışılan başka bir şey var.  O da aşı üzerinden yolsuzluk tartışması. 

Bedava olması gereken aşıların sağlık bakanlığı tarafından 12 milyon dolar ödenerek alınmasında kötü kokular gelmektedir. 

Aşı konusunda başka bir plansızlık daha var ki o da eğitim emekçilerinin durumudur.

Eğitim- iş yaptığı bir açıklamada, eğitim emekçilerine yapılan aşı takviminin rasyonel olarak hazırlanmadığını, ikinci doz aşı vurulmadan koruyuculuğun başlamadığını ve yüz yüze eğitimin bu şartlar sağlanmadan başlatıldığını, çok az sayıda eğitim emekçisine aşı uygulandığını üstelik, eğitim emekçileri arasında ayrım yapıldığını, sözleşmeli ve ücretli eğitim emekçilerinin aşı kapsamına dahi alınmadığını belirttiler.

Ve eğitim iş sağlık bakanına seslenerek dedi ki, “Kaçan dersin telafisi mumkundur ancak tek bir canın bile telafisi olmayacaktır. Bu acı sorumluluğu almayın”

Eğitim emekçilerinin haklarını ve taleplerini bizlerde sahipleniyoruz. Önlem alınmadan yapılan yüz yüze eğitimin yüz yüze risk oluşturduğunu bizler de söylüyoruz.

Değerli yurttaşlar, 

AKP’nin pandemi karşısında başarısızlığı her zamanki gibi algı operasyonu ve yöntemleriyle örtülmeye çalışıyor. Yine benzer bir algı operasyonu ile karşımızdalar. Dün tarafından Erdoğan tarafından “İnsan Hakları Eylem Planı” adıyla bir siyasal deklarasyon duyuruldu. BM’den, AB’den, AİHM’den temsilciler çağrılmış, güya ülkemizde bir demokrasi paketi ilen ediyorlar. 

Türkiye bunlara alışık. Zamanında Demirel de benzer demokrasi paketleri açıklar dururdu. 18 yıldır iktidar olup, demokrasi paketi açıklamak olsa olsa mizah olabilir. 

Ama bundan daha önemlisi, aslında Erdoğan tarafından açıklanan insan hakları eylem planı bir ikrardır, kabul ediştir: o de ülkemizdeki hukuksuzluğun, baskının, adaletsizliğin, hukuk dışılığın bizzat Erdoğan ve AKP tarafından resmi olarak kabul edilmesidir!

18 yıldır iktidarda olup ülkenin “insan hakları eylem planı” açıklamanın başka anlamı var mıdır?

Öğrencileri evleri basılarak gözaltına alan sizdiniz. 

Çıplak arama iddiaları 20 yıl öncesinin iddiaları değil. 

İnsanları kaçırıp, işkence ve tehdit eden başka bir ülkede yaşanmıyor. 

Her türlü eleştiriyi cumhurbaşkanlığına hakaret sayan ve kovuşturma açan bizzat Erdoğan avukatları değil mi?

Basına sansür aldı başını gidiyor. AKP, her türlü haberi bizzat mahkeme kararıyla yasaklatıyor, erişim engeli getirmiyor mu?

Daha geçen hafta sanatçıları yargılamadılar mı?

Anayasa mahkemesinin kararlarını uygulamayan kim?

Avrupa insan hakları mahkemesinin aldığı kararları yerine getirmeyen başkası mı?

Boğaziçi öğrencileri ile dayanışma eylemlerine bile tahammül edemeyen ve polis copuyla müdahale eden başka bir hükümet mi?

Bugün Türkiye’de her şey yasak.! Yazmak yasak, konuşmak yasak, fikrini söylemek yasak!

Ülkemiz tam bir korku rejimi haline gelmiş, ama AKP utanmadan insan hakları eylem planı açıklıyor!

Başkanlık rejimi adıyla tek adam saltanı kuranların insan haklarına saygılı olma şansları bile yoktur!

Değerli yurttaşlar, 

Bir yandan insan hakları eylem planı açıklıyorsunuz, diğer yandan HDD’yi kapatmak için harekete geçiyorsunuz!

Hangi haktan ve hukukta bahsediyorsunuz?

Alıkonulmuş 13 kişinin ailelerine kavuşturulması için kılını kıpırdatmayan AKP iktidarı, 13 kişinin ölümünden sonra şehitler edebiyatına sarılmış, herkesi teröre destek vermekle suçlamaya kalkıyor. 

Şimdi de bu olayı kullanarak, HDP’yi kapatmanın yolunu yapıyor. Aslında HDP’nin kapatılmasının asıl nedeni, seçimlerde yaşayacakları zorluğu aşmak. HDP’yi kapatarak, olası bir erken seçimde kendilerine avantaj sağlamaya çalışan, bunun hesaplarını yapan bir iktidar karşımızda. 

HDP’nin kapatılması, bugün HDP’nin siyasal çizgisinden bağımsız olarak, faşist ve gerici iktidarının yeni bir hukuksuz ve siyasal adımıdır. HDP’nin kapatılması ülkemizdeki gerçek sorunların çözümüne katkı da bulunmayacağı gibi kökten yanlış bir adımdır. 

Biz komünistler olarak HDP’nin kapatılmasına hayır diyoruz! 

 Değerli yurttaşlar, 

Berat Albayrak hala halkın karşısına çıkmış değildir. Buradan bir kez daha sesleniyoruz, çıkıp halkın karşısına hesap vermelisin!

Ekonomi uçuşa geçecek, bütün önlemleri aldık, ekonomimizin sağlam temelleri var diyerek hazine ve maliye bakanı yapılan Berat Albayrak, hiçbir açıklama yapmadan, apar topar istifa ederek görevinden uzaklaştırılmasının altındaki gerçekler açıklanmalıdır. 

Merkez bankası döviz rezervlerinin buharlaşması konusunda açıklama bekleniyor. 128 milyar dolar döviz rezervi kimlere, hangi kurdan verildiği, hangi uluslararası tekellere aktarıldığı açık olarak ortaya konmalıdır. Ama ses yok. 

Daha geçen hafta, Erdoğan, “Damat olması yaptığı işlerin önüne geçti” diyerek damadını sahiplenmeye çalıştı. Fakat Berat Albayrak’ın o zaman niye istifa ettiğinin açıklamasını da yapmalısınız! İt izi at izine karıştı diye açıklama yaparak istifa eden Berat Albayrak’ın bir sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj ile tası tarağı toplayarak kaçmasının bir nedeni olmalı! Bu korku nedendir? 

Değerli yurttaşlar, 

5 gün sonra 8 Mart. 8 Mart tarihi önemli bir tarih. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bu vesileyle bütün emekçi kadınların 8 Mart’ını kutluyoruz. 

Ben de buradan eşitlik kadın örgütü ve ilerici kadınlar derneği tarafından yapılan ortak açıklamadan bir bölümü sizinle paylaşarak sözlerimi bitirmek istiyorum. 

“Pandemi sürecinde yaşanan krize, sömürüye, işsizliğe karşı birlikte mücadele etmek için, gerici politikalarla kadınların haklarının gasp edilmesine karşı sesimizi birlikte yükseltmek için, yeni anayasa tartışmalarına karşı emekçilerin ortak mücadele programı için, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini kutsayan sermayenin egemenliğine karşi eşitlikçi bir düzen için bütün kadınları 8 Mart’ta yan yana gelmeye, dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz”

Buradan bu çağrıya kulak verip, bütün üye ve dostlarımızı İKD saflarında 8 Mart etkinliklerine katılmaya çağırıyoruz!

To Top