Basın Açıklamaları

Türkiye ABD ve AKP eliyle savaşa sokulmuştur!

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu sabah Suriye topraklarına girmesi, sınırlarımızın terör tehdidinden temizlenmesi gerekçesine dayandırılsa da gerçek hiç de böyle değildir: Asıl gerçek; ABD emperyalizmin bölgedeki çıkarları uğruna Türkiye’nin böylesi bir savaşa mahkum edilmesi ve emperyalizm tarafından sevk edilmesidir.

Bu savaşa ABD emperyalizminin onayı, isteği ve işbirliği ile girilmiştir.

Ortadoğu’ya yönelik emperyalist saldırganlık adım adım örülmüş, yaratılan IŞİD barbarlığı bölgeye emperyalizmin müdahalesinin zemini haline getirilmiş,

Irak’ın parçalanması ve Suriye’nin de aynı akıbete uğratılması için başta ABD emperyalizmi olmak üzere işbirlikçi bölge ülkeleri bu planın parçası olmuştur. Cihatçı terör örgütleri Türkiye üzerinden bu bölgelere taşınarak ve Suriye’de bir iç savaş çıkartılarak emperyalizmin en büyük ortaklarından birisi de AKP iktidarı olmuştur.

Bugün gelinen nokta; baştan beri istenen Türkiye’nin ABD çıkarları için bölgeye fiilen girmesi, Cerablus’a Türk Silahlı Kuvvetleri’nin girmesiyle birlikte artık gerçekleşmiş bulunuyor. Emperyalizmin Türkiye’ye yönelik bütün müdahalelerinin altında kendi çıkarları bulunmakta ve bu çıkarları için katliamlar ve darbe girişimlerinden bile çekinilmediği görülmektedir. AKP iktidarı köşeye sıkışmış, sıkıştıkça ABD’ye daha da yakınlaşmıştır.

Türk askeri de tıpkı Kürt siyasi güçleri gibi ne yazık ki ABD’nin bölgesel çıkarları için kullanılmak istenmektedir. Bu gerçek bugün bir kez daha görülmelidir.

AKP hükümeti tarafından dillendirilen sınırlarımıza atılan IŞİD füzelerinin ya da kentlerimizde patlayan IŞİD bombalarının hesabını sormak için sınır ötesi operasyon yapıldığı tezi büyük bir demagojidir. IŞİD’in yerine başka cihatçı güçlerin bölgeye yerleştirilmesinin terörle mücadele ile ilgisi yoktur. Ülkemizi bölgedeki savaşa sevk etmek için oynanan bu oyun, emekçi halkımız tarafından bir kez daha görülmelidir. IŞİD dahil bütün cihatçı örgütlere militan ve silah sağlayanlar, bugün IŞİD tehdidini öne sürerek Irak ve Suriye’nin parçalanmasını hedeflemektedir. Önemli olan bu sürecin siyasal hedefleri ve sonuçları olacaktır.

Yine AKP iktidarı tarafından gündeme getirilen Fırat’ın batısına YPG güçlerinin geçmesini önlemek amacıyla savaşa girildiğini söylemek ise önümüzdeki günlerde bir kez daha boşa düşecektir. Fırat’ın doğusunda oluşan koridor bellidir, Haseke’de meşru Suriye hükümetine karşı PYD tarafından yapılan karşı saldırının eş zamanlı gelişmesi ve savaşın Halep’te düğümlendiği bir kez daha hatırlanmalıdır. ABD emperyalizminin kendi çıkarı için her türlü siyasal güçle işbirliği yapabildiği bir kez daha görülmüş, Türkiye’ye karşı Kürt kartını göstermiş, Kürtlere devlet sözü vermiş, Arapları mezhep savaşına sürüklemiştir.

Suriye ve Irak’ta, ABD ve Rusya’nın çerçevesini oluşturduğu bir sürecin adım adım işlemekte olduğu ve bu sürecin sonlarına doğru geldiğimiz görülmelidir. AKP iktidarının Rusya ve İran ile yakınlaşmasını eksen kayması olarak görenler, ABD işbirliği ile girilen savaşta bir kez daha yanılmıştır. AKP iktidarı emperyalizme bağımlılığın ayarlarını yiyerek Amerikancı çizgiye bir kez daha gelmiştir.

İşbirlikçi AKP iktidarı 14 yılın sonunda ülkemizi bir savaşa sokmuştur. Bu vebal AKP’nin boynundadır ve emekçi halkımız AKP’nin ülkemizi nereye taşıdığını net olarak görmelidir.

Ülkemizin AKP iktidarıyla nasıl mahkum bırakıldığı, teslim alındığı ve savaşa sürüklendiği ortadadır.

En başta Türk ve Kürt emekçileri olmak üzere halkımız, emperyalizmin bölgeye yerleşmesi planlarını görecek bir siyasal bilinç içinde olmalıdır.

Emperyalizmin ülkemizdeki bütün üsleri kullanıma kapatılmalı, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de emperyalizmin askeri varlıklarına ve üslerine izin verilmemelidir.

Kürt siyasi güçleri ABD ile değil meşru Suriye hükümetiyle işbirliği yapmalıdır.

Suriye’nin parçalanmasına hizmet edecek bütün politikalar terk edilmeli, Suriye meşru hükümetiyle masaya oturulmalı, Türkiye sınırları cihatçı teröre tamamen kapatılmalıdır.

Cerablus operasyonu durdurulmalı, Suriye devletinin egemenlik haklarına saygı gösterilmeli, Suriye devleti ile işbirliği yapılarak Türkiye-Suriye sınırı kontrol altına alınmalıdır.

Ortadoğu bataklık değildir, Ortadoğu’yu bataklığa çeviren bizzat emperyalizmin kendisidir. Ülkemiz bu planların parçası olmamalıdır.

To Top